Türkülerinde hep ‘Garip’ mahlasını kullanan Ertaş, aramızdan ayrılalı 6 yıl oldu.

Bozkırın Tezenesi, dillerden düşmeyen eserleriyle gönüllerde taht kurmaya devam ediyor.

İzmir’de 25 Eylül 2012 yılında vefat eden sanatçı, Kırşehir’de toprağa verildi.

Üstat bugün çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Orta Anadolu Abdal kültürünün son temsilcilerinden Ertaş’ın, ismi bir çok kurumda yaşatılıyor.

Kırşehir'de Kültür ve Sanat Merkezi, Gönül Sultanları Kültür Evi gibi birçok kurum yer alıyor.

Bozlak ustasının naaşı, babası Muharrem Ertaş’ın yanında yer alıyor ve yıl içerisinde binlerce kişinin akınına uğruyor.

Yaşar Kemal’in tabiriyle ‘Bozkırın Tezenesi’ olarak adlandırılan Ertaş, geçmiş yıllarda babasıyla gittiği düğünlerde oynayarak ve türkü söyleyerek ünlendi.

Neşet Ertaş Kimdir?

Ertaş’ın ilk çalgısı, annesi Döne Ertaş’ın çamaşır makinesi tokacına el takmak suretiyle yapmış olduğu bağlamasıydı.

Okula gidemeyen ve okuma yazmayı abisinden öğrenen Ertaş, hayatını bağlama ve saz çalarak kazandı.

Babası ile 8 yıl boyunca Kırşehir'in ilçeleri, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Yozgat ve Kayseri’de köy köy gezdi.

Kendisinin o yıllarını ‘Düğünlere şenlik katan’ sanatçı olarak tanımlıyor.

Sonraki yıllarda Ertaş, Kırşehir’de kendisi gibi yetenekli sanatçıları bir araya getirerek Abdallar Topluluğu’nu kurdu.

Sanatçı 1957 yılında İstanbul’a gitti.

İlk plağı ‘Neden Garip Garip Ötersin Bülbül’ olan sanatçı, bu eserini babasıyla birlikte seslendirdi.

İstanbul’da 2 yıl kaldıktan sonra Ankara’ya taşındı.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra Ertaş, çalıştığı gazinoda Leyla isminde biriyle evlendi.

Bu evliliğe karşı çıkan babasıyla bir süre küs kalan Ertaş’ın, bu evlilikten 3 çocuğu oldu.

Neşet Ertaş 1978 yılında geçirdiği felç nedeniyle Almanya’da tedavi gördü.

Ara verdiği sanat hayatına 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle geri döndü.

Ertaş, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanteri'ne alınarak "Yaşayan insan hazinesi" kabul edildi.

Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı yıllarında kendisine "Devlet sanatçısı” ünvanı layık görüldü.

Bozkırın Tezenesi bu teklifi "Herkes bu devletin sanatçısı" diyerek kabul etmedi.

2011 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından fahri doktora ünvanına layık görüldü.

Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de hayatını kaybetti.

Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Parlak, Neşet Ertaş'ın hayatını ve eserlerini "Garip Bülbül Neşet Ertaş" adı ile iki cilt kitap halinde yayımladı.

Türkülerinde, şarkılarında ve şiirlerinde ‘Garip’ mahlasını kullanan Ertaş, ‘‘Yalan Dünya", "Vay Vay Dünya", "Kırşehir'in Gülleri", "Neredesin Sen", "Gönül Dağı", "Mühür Gözlüm", "Zülüf Dökülmüş Yüze", "Yaraladı Bu Aşk Beni", "Yolcu", "İki Büyük Nimetim Var", "Hapishanelere Güneş Doğmuyor", "Evvelim Sen oldu, Ahim Sensin", "Seher Vakti", "Aşkın Beni Deli Eyledi", "Deli Boran", "Dertli Yoldaş", "Dinek Dağı" gibi dillerden düşmeyen türküleriyle gönüllere taht kurdu.